Yaşlanma çalışmaları yürüten SENEX araştırmacılara yaşlanma çalışmaları konusunda ilerlemelerini sağlayacak bir staj programı başlattı. 9 gönüllünün katıldığı program, farklı disiplinlerde çalışan uzmanlara “Yaşlanma ve yaşlılık” perspektifi kazandırmayı hedefliyor. Programın yürütücülerinden Seda Kocabıyık’la konuştuk. Kocabıyık “Katılımcılar kendi disiplinlerine yaşlanma çalışmalarını adapte edecek bir farkındalık kazanıyor” diyor.  

SENEX yaşlanma ve yaşlılık alanında gerçekleştirilen çalışmaları teşvik etmek, yaşlanma çalışan bilim insanları, araştırmacılar, uzmanlar arasındaki sosyal diyalogu geliştirmek, sahada daha fazla araştırma yapılmasını teşvik etmek için faaliyetlerini sürdürüyor. 

Araştırmacılara böyle bir çağrı yapmak, onları yaşlanma çalışmaları konusuna davet etmek fikri nasıl ortaya çıktı? 

Ocak ayından beri kendi aramızda böyle bir projeyi konuşuyorduk. Akdeniz Üniversitesi’nde de Senex çatısı altında küçük bir gönüllü ekibimiz vardı. Bu ekibe şehir dışından ya da yurt dışından gelmek isteyenler oluyordu. Dolayısıyla yaz dönemi için bir program tasarladık. Ancak pandemi süreciyle beraber bizim bu tasarladığımız yaz stajı programımız yeni bir forma dönüşmek durumunda kaldı. Bunu online bir uygulamaya dönüştürmeyi ve gönüllü sayımızı arttırmayı hedefledik. 9 gönüllümüz var, 6 haftalık bir program. Yarısını tamamladık, bize katılan gönüllülerin program bittikten sonra da bu konuda çalışmaya devam edeceklerini söyleyebilirim. 

Araştırmacıları, sosyal bilimcileri ya da farklı disiplinleri yaşlanma çalışmalarına davet etmenin ilerleyen süreçlerde nasıl bir fayda sağlamasını bekliyorsunuz? 

Yaşlanma Çalışmaları Derneği olarak genç araştırmacıların bu alanda gönüllü olmasını çok önemsiyoruz. Dernek olarak da ageizmle mücadele ettiğimiz için genç araştırmalar hem alana katkı sunuyorlar, hem kendi farkındalıkları da gelişiyor. Dolayısıyla öğretici bir süreç oluyor. Farklı üniversitelerden, farklı disiplinlerden gelen katılımcılarımız var, lisans ve lisansüstü öğrenciler var. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler, kadın çalışmaları, göç çalışmalarına devam eden arkadaşlarımız var. Onların da bir araya gelmesi önemli. Farklı disiplinlerden geldikleri için farklı fikirlere sahipler. Bir arada farklı görüşler ortaya çıkıyor. Bu da geliştirici bir süreç oldu bizim için. 

Pandemi sürecinde en çok konuşulan konuların başında yaş ayrımcılığı (ageizm) geliyor. Programa başvuranlar bu konuda bir farkındalık sahibi mi?

Genç araştırmacıların ve gönüllülerin alana katkı sunmasını hedefliyoruz. İlk geldiklerinde yaşlanma konusuna ilgili olarak geldiler ama kendi akademik çalışmaları içinde de bu alanda devam etmelerini istiyoruz. Alanlarında neler çalışılıyor, neler yapılıyor, hangi noktada eksiklikler var. Bunları görebilecekleri bir farkındalık kazanıyorlar. Farklı disiplinlerden geldikleri, farklı ailelerde, farklı coğrafyalarda yetiştikleri için ilk geldikleri zaman bu konuda farkındalıkları yoktu, hepimiz biraz ageisttik. Bunu farkettik. Yaptıkları çalışmalarda ayrımcı bir dil kullanmamaları gerektiğini gösterdik. Zaten o aşamayı geçtik, artık alanda doğru kaynaklara nasıl erişebileceklerini, nasıl farkındalık sağlayacaklarını gösteriyoruz. Göç çalışmalarında bir kişi yaşlılık ve göç çalışmaları üzerine okumalar yapıyor. Hem kendi öğreniyor hem biz de ondan öğrenmiş oluyoruz. Derneğimizin ana hedefi sivil toplum alanında ne olduğunu görmek. Soru sorduklarında açık bir şekilde erişebiliyorlar. Derneğin aktif yürüttüğü çalışmalara katkı sunabiliyorlar. 

Kimler başvurdu? Nasıl bir katılım süreci yaşadınız? 

İlk başvurduklarında başvuru öncesi “Kriterlere uyuyor muyum” diye gelen bilgilendirme maillerine de bakıyordum. Farklı bir disiplinden gelenler kabul alıp almayacakları konusunda endişeliydiler. Önemli olan ilgili ve istek duymalarıydı. Bu alanda çalışmaları arttırabilmekti. 

Yaşlanma ve yaşlılık konusunda Türkiye’de çalışılıyor. Genellikle sağlık ve bakımla ilgili çok fazla çalışma var. Sosyal bilimler alanında çok fazla eksik var. Kişilerin yaşam döngüsü perspektifiyle yapılan çalışmalar, coğrafyadaki eşitsizliklerin yaşlanmaya nasıl yansıyacağına dair çok bilgimiz ve görüşümüz yok. o yüzden farklı disiplinlerden insanların bir araya gelmesini önemsiyoruz. Toplamda 15 başvuru oldu. 9 kişi seçildi. Daha az sayı bekliyorduk aslında. Böyle bir dönemden geçerken programa katılma isteği bizi de mutlu etti. Ekibin uyumuna da dikkat ettik. Belli üç program var. SNX01, sosyal medya yönetimi üzerine. Burada çalışan arkadaşlarımız içerik geliştiriyorlar. Belli bir konuda literatürü okuyup, onunla ilgili bir twitter zinciri oluşturuyorlar. Görsel afişler hazırlanıyor, youtube içerikleri çalışıyorlar.

Staj programında neler üzerine çalışıyorsunuz, sonuçta ortaya nasıl bir içerik çıkacak? 

Üç aşamalı bir proje çalışıyoruz. SNX02 web sitesi üzerine çalışıyor. Bir tartışma platformu gibi, kişilerin özgürce fikirlerini ortaya koyacakları ya da dışarıdan kişilerin desteğiyle oluşacak bir platform. Bununla ilgili blog yazıları hazırlıyorlar. Göç alanında, toplumsal cinsiyetle ilgili, günlük yaşam pratikleriyle ilgili akademik olmayan bir dille de bir platform oluşturuyoruz. SNX03, Senexpub yayın süreçleriyle ilgili. Senex kongre, Senex dergi içinde olan gönüllülerin yürüttüğü bir topluluk. Burada da gönüllüler derneğin araştırma raporlarının yayınlanmasında ve çevirilerde gönüllü olarak çalışıyor. Kişiler bu programlara başvurdular. Dernek olarak hepsiyle kabul aldıktan sonra yarım saat 45 dakika arası bireysel görüşmeler yaptık. Beraber ne yapabiliriz, neye ilgi duyuyorsunuz üzerine fikirlerini aldık. Bizim düşünmediğimiz fikirler de geldi. Onların da fikirlerini alarak ilerledik. 

Sonuçla yaşlanma ve yaşlılık süreçleri insanların yeni yeni farkettikleri, üzerine düşündükleri bir dönem. Projelerde karşılaştığınız insanlar nasıl tepkiler veriyor? “Evet bu sürecin bende şöyle bir etkisi oldu” diye aldığınız geri dönüşler var mı? 

Kesinlikle katılımcılarda bir farkındalık oluştu. Bugün bizim bir toplantımız vardı. bir arkadaşımız izlediğim reklamlarda bile ayrımcılığı fark ediyorum, oradan çıkarak “Ben artık özellikle yüzdeki ya da bedendeki kırışıklar üzerine bir yazı yazmak istiyorum” dedi. Ev içindeki konuşmaları duydukça o konuda bir farkındalık geliştiğini söyleyebilirim. Haftada bir ekip olarak topluca görüşüyoruz. Grup olarak görüştüğümüzde de konuşup tartışıyoruz. Herkes farklı alanlarda çalıştığı için birbirimizin yaptıklarını görüyoruz. Aslında gönüllülerimizin alana katkı sunmalarını, agesizm bilinci kazanmış olarak alana dönmelerini umuyoruz.