Her YaŞta
agesa-logo

Sağlıklı Bir Hayat İçin: İyi Uykular

 Sağlıklı Bir Hayat İçin: İyi Uykular

Uyku insan hayatının en gizemli bölümlerinden biri. Ortalama ömür süren bir insanın ömrünün üçte biri uykuda geçiyor. 7-8 saat uyku bir sonraki güne hazırlıklı olmanızı kolaylaştırırken, uyku eksikliği ya da uyku sorunları hastalıklara da davetiye çıkartıyor. Her gün şekerleme yapanların bağışıklığının daha güçlü olduğu, derin uyku süresini uzatmanın enerjiyi arttırdığı bilinen diğer gerçekler arasında. Dünya Uyku Günü toplumda hem uyku bilincini arttırmak, hem de bilinmeyenleri ortaya koymak için kutlanıyor. 

“Tatlı uykular!” Dünyanın her yerinde geçerli bir temenni. İyi bir uyku uyumak, ertesi güne hazır uyanmayı da beraberinde getiriyor, bünyeyi güçlendiriyor. Günümüzde şehirlerin daha aydınlık hale gelmesi, telefon ve televizyon ekranlarından sıkça mavi ışığa maruz kalmak uyku sürelerini ve kalitesini olumsuz etkilese de uykusuzluğun olumsuz etkileri konusunda artan bilinçle, uykuya verdiğimiz önem de giderek arttı.

Uzmanlar sık sık günde 8 saat uyumamız gerektiğini, daha az uykunun uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyler. Bu tavsiye nereden kaynaklanıyor? Dünya çapında yapılan araştırmalar, az uyuyanların da çok uyuyanların da hastalıklara açık olduğunu ortaya koyuyor. Büyüme hormonunun salgılanabilmesi için çocukların gecede en az 11 saat uyuması gerekiyor. Yeni doğmuş bebeklerde bu süre 18 saat. Yine de ideal uyku süresi insandan insana değişebiliyor ve bu uzmanların henüz çözemediği bir gizem. Ancak bu gizeme rağmen, 8 saat ortalama kabul ediliyor. 

Az uyku beraberinde kalp hastalıkları, obezite, diyabet, yüksek tansiyon sorunlarını getiriyor. Uyku eksikliğinde bağışıklık sistemi baskılanıyor ve enfeksiyonlara açık hale geliyor. Yeterli uyuyamayan insanların bir diğer sorunu da vücutlarında yüksek düzeyde açlık duygusuyla ortaya çıkan grelin hormonu. Obezite riskine neden olan bu hormon, yeme bozukluklarını da beraberinde getiriyor. İdeal bir uyku vücudun gün içinde zihinde biriktirdiği toksik çöpleri yakmasını sağlıyor. 

Uykunun üç aşaması 

Uykuya daldıktan sonra her biri 60 ile 100 dakika süren uyku aşama döngülerine giriyoruz. Her evre uyku sonrasında vücudumuzdaki süreçlerde farklı bir role işaret ediyor.

Her döngünün ilk evresi uyku ile uyanıklık arasında uyuşukluk. Bu süreçte nefes alma yavaşlıyor, kaslar gevşiyor ve kalp atış hızı düşüyor.

İkinci evre biraz daha derin bir uyku. Uyanık hissedebilirsiniz ancak pek çok gece uykudasınızdır ve bunun farkında değilsinizdir. Üçüncü evre derin uyku. Bu döngüde uyanmak çok zordur çünkü vücudumuzdaki faaliyet en aza inmiştir.

İkinci ve üçüncü evreler birlikte yavaş dalga uykusu olarak biliniyor ve bu sürede rüya görülmüyor.

Derin uykudan sonra ikinci evreye bir kaç dakika için geri dönüyoruz ve sonra REM olarak bilinen rüya uykusuna giriyoruz. Bu sırada rüya görüyoruz.

Bütün bir uyku döngüsünde insan birden üçe kadar bütün evrelerden geçiyor sonra kısa süreliğine ikinci evrede kalıyor ve ardından REM uykusuna dalıyor.

Geç döngülerin daha uzun REM süreleri oluyor ve uykuyu kesmek REM’i etkiliyor.

Uyku süresi kadar uyku zamanı da önemli

Uzmanlar, uyku süresi kadar uyku zamanının da önemli olduğunu vurguluyor. Geç saatlere kadar uyanık almak ve sosyal faaliyetlere katılmak aynı uyku süresinde bile uykudan alınan verimi etkiliyor. Hafta içi daha az uyuyup bu açığı hafta sonu kapatmaya çalışmak da uykunun kalitesini bozuyor. 

İnsanların elektrik icat edilmeden ve yaygınlaşmadan iki parçalı uyku uyuduğu bilinen bir gerçek. Hemen güneş battıktan sonra başlayan ilk uykudan sonra, gece yarısı uyanmak, işlerin bir kısmını halletmek ve sonrasında sabaha kadar ikinci uykuya geçmek 100 öncesine kadar normal kabul ediliyordu. İki parçalı uyku günümüzde çok yabancı bir kavram olsa da, 1850’li yıllara kadar çok yaygındı. Günümüzde iki parçalı uyku çok yabancı bir kavram. Üstelik uykuya dalma saati de giderek gece yarısına doğru ilerliyor. Uzmanlar, uyku saatinin giderek ertelenmesinin uyku kalitesini düşürdüğünde hem fikir. Daha uzun saatler uyanık kalma fikri cazip gelse de, beynin uykuya duyduğu ihtiyaç azalmadığı için bu durum sağlığı olumsuz etkiliyor. 

Gece kuşları ve sabahçılar 

Bu ayrım insanlık tarihi kadar eski. Bazı insanları gece uyanık kalmaya meyilliyken, bazı insanlar sabahın ilk ışıklarıyla uyanmayı seviyor. Buna karşılık çoğunluk erken kalkmayı gece geç yatmaya tercih ediyor. 

Yine de vücudu daha erken uyumaya alıştırmak mümkün. Erken uyumak melatonin hormonunu doğru salgılamayı ve gün ışığından tam olarak faydalanmayı da kolaylaştırıyor. 

 

Güncel HER YAŞTA Sağlık UYKU Yaşam

Diğer Öneriler