Her YaŞta
agesa-logo

Doğanın Armağanı: Türkiye’nin Endemik Türleri 

Heryasta | Doğanın Armağanı: Türkiye’nin Endemik Türleri 

Türkiye dünyanın en zengin endemik türlerine ev sahipliği yapan bir coğrafyaya sahip. Türkiye’de 3 binden fazla endemik bitki yer alırken, bazı türler dünyada yalnızca Anadolu’da yetişiyor. Bir de yine bu topraklara özgü hayvanlar var. Bilim insanlarının da turistlerin de ilgisini çeken türler, koruma altına alınarak, sonraki nesillere aktarılmayı bekliyor. 

Türkiye’nin farklı jeolojik yapısı ve mikroklimatik çeşitliliği nadir bulunan bitki ve hayvanlar için doğal yaşam alanı oluşturuyor. Bu zenginlik hem bilim insanlarının dikkatini çekiyor, hem giderek azalan türler söz konusuyken dünyanın önemli mirasları arasında yer alıyor. 

Türkiye’de 3 bini endemik, 9 bin bitki türü bulunuyor. Üç kıta arasında doğal bir köprü olması, çeşitli coğrafi özellikleri ve coğrafi farklılığın getirdiği iklim çeşitliliği nedeniyle Türkiye dünyada benzerine az rastlanan bir bitki çeşitliliğine sahip.

Yalnızca Anadolu’da yetişen ve burada yaşayan bitki türleri ve hayvanlar giderek daha çok insanın ilgisini çekiyor ve korunması için sürdürülen faaliyetler çeşitleniyor. Bu türlerin bazılarını derledik.

Kazdağı Göknarı – Abies Equi-Trojani

En fazla Kazdağları’nda görülür. Çamgiller ailesinde yer alan Kazdağı Göknarı 1883 yılında keşfedildiğinde başka bir Göknar türünün varyetesi sanıldı, daha sonra yeni bir tür olduğu anlaşıldı. Adını antik Truva kentinden alıyor. 

Muş Lalesi – Tulipa Sintenisii Baker

Muş ve Bulanık Ovaları’nda görülen bu tür, botanik turizminin gelişmesinde önemli rol oynadı. Bitki gözlemciliği yapan turistler ve bilim insanları sayesinde yerel sosyal ve ekonomik açıdan kalkınmasına büyük katkılar sağlayan bir lale çeşidi. Kış aylarının bitimine doğru görülüyor.

Van Ters Lalesi – Fritillaria Imperialis

Birçok din ve kültür için hüznün sembolü kabul edilmiş en eski süs bitkisi olan Ters Lale, efsanelere de konu olan bir bitki. Ters lale, Anadolu coğrafyasına ait endemik bitkilerden ve dünya üzerinde bilinen 165 türü ve alt türü bulunuyor.

Kapadokya Soğanı – Allium Cappadocicum

Kapadokya soğanı, Nevşehir Kapadokya yöresinde yetişen endemik bitkilerden. Küçük küçük bir sürü çiçekten oluşan Kapadokya soğanı, haziran ve ağustos ayları arasında çiçek açar.

Anadolu Sığlası – Liquidambar Orientalis

Efsanelere konu olan bir diğer ağaç da Anadolu Sığlası. Türkiye’de Güney Ege ve Batı Akdeniz bölgelerinde sınırlı alanlarda yetişen ve “Günlük Ağacı” olarak da nitelenen sığla, 20 metreye kadar boylanabilir ve görünüş olarak çınarı andırır. 

Piyan, Eber Sarısı – Thermopsis Turcica

1982 yılında keşfedilen Eber Sarısı, sadece Akşehir ve Eber göllerinin yamaçlarında doğal olarak bulunuyor. Nesli tükenmekte olan bitkiler arasında yer alan Eber Sarısı, sarı çiçekli, otsu ve 40-80 cm arasında uzunluğa sahip. En önemli özelliği bir çiçekten 3 meyve vermesidir.

Arap Tavşanı- Allactaga Williamsi

Kırtavşanı, adatavşanı, yerköpeği veya daha çok bilinen adıyla Arap Tavşanı (Allactaga williamsi) Orta Anadolu Bölgesi ve Batı Anadolu Bölgesi ovalarıyla Doğu Anadolu’nun yayla ve steplerinde görülüyor. Çok fazla bilinen ve rastlanılan bir tür değildir. Kanguru gibi zıplayarak yol alır. Yaşadığı yerlerde kalabalık koloniler kurar. Herhangi bir tehlike ile karşılaştığında hızlı manevralarla yuvasına girip yuva ağzını hemen kapatır.

Ankara Tavşanı- Angora 

Angora tavşanı da denilen bu ırk, yününden iplik elde edilen tek tavşandır. Yünü uzun, ince, yumuşak, parlak ve dokunmaya elverişlidir. Dünyaya Türkiye’den yayılmıştır ve şu anda dünyada daha yaygındır. Vücut ağırlığına bağlı olarak Ankara tavşanından yılda elde edilen yün miktarı, koyunun l kg. canlı ağırlığına karşılık alınabilen yünün yaklaşık 4 katı kadardır. Bu yünün lifleri, düzgün ve ipeksi bir yapıya sahiptir. 

Tiftik Keçisi 

Daha çok Ankara’da bulunduğu için Ankara Keçisi olarak da adlandırılır. Vücut örtüsü, gümüş renginde, ince, uzun, parlak tiftiklidir. Büyük boynuzları ince ve kısa kuyrukları vardır. Tiftik, gümüş beyazı rengi, parlaklığı, uzunluğu, elastik olması, nem çekmesi, ısıya dayanıklılığı, iyi boya alması nedeniyle çok aranan bir türdür. 

Sivas Kangalı 

Dünyanın en büyük köpeklerinden biridir. Özellikleri ve kullanım alanlarıyla çoban köpeği olarak nitelendirilebilir ancak bekçi köpeği tanımına daha çok uyarlar. Zira diğer çoban köpeği türleri sürüyü korumaktan ziyade yönlendirme ve yönetmekte ustadırlar. Kangal köpeğinin en belirgin özelliği sahibine duyduğu aşırı sadakat ve buna bağlı olarak sahibine ait olduğunu düşündüğü şeyleri korumaya yönelik kuvvetli içgüdüsüdür. Bu nedenle çok iyi bir dövüşçüdür. Buna karşın aile fertlerine ve özellikle çocuklara karşı hiçbir tehdit oluşturmazlar. Kangal köpekleri, örnek olarak Namibya’da, Alman çoban köpeklerinden daha üstün koruyucu yeteneklere sahip oldukları için, yaygın bir şekilde yerli çiftçiler tarafından kulanılırlar. Afrika’da manda sürülerini çitalardan, sırtlanlardan ve hatta aslanlardan korurlar. 

Van Kedisi 

Van yöresi kökenli, iyi bir yüzücü olan, gözleri mavi veya kehribar rengi veya biri mavi diğeri kehribar olabilen, nadide bir kedi ırkıdır. Asaletini ve beyaz rengini paylaşmakla birlikte, önemli farklılıkları da bulunan Ankara kedisi ile karıştırılmamalıdır. Genelde Van kedisi yavrularının iki kulağı arasında bir veya iki adet siyah nokta bulunur Van kedisinin göz rengi üç gruba ayrılır. Her iki gözü mavi (daima turkuaz mavisi), her iki gözü kehribar (Sarı renk ve tonları, çok nadiren kahverengi) ve tek-göz (Diskromatopsi; yani bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olanlar) diye gruplandırılır. Mavi renk, daima turkuvaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir.

 

GEZİ REHBERİ HER YAŞTA Keşfet

Diğer Öneriler