Her YaŞta
agesa-logo

Z Kuşağının Şikayeti Anlaşılmamak

 Z Kuşağının Şikayeti Anlaşılmamak

İnternetin içine doğan, bilgisayar teknolojilerine erişimde önceki nesillerden çok daha üstün olan Z kuşağı sosyal iletişim becerileri nedeniyle sık sık eleştiriye maruz kalıyor. 1996 sonrası doğanları tanımlayan bu neslin içinden gelenlerle bu eleştirileri konuştuk, beklentilerini sorduk. İçlerine doğdukları dünyayı anlatan Z kuşağı temsilcilerine göre, yaşadıkları en büyük sorun “Anlaşılmamak”.

“Babam yazılımcı. Ben de üniversitede mühendislik tercih ettim. İkimiz de benzer alanlarda olmamıza rağmen, bazen çatışıyoruz. Çünkü bence bizden önceki kuşakların mahremiyet algısı farklı.”

Kerem 20 yaşında ve ODTÜ öğrencisi. 51 yaşında özel bir şirkette yazılım uzmanı olarak çalışan babası Önder de aynı okuldan mezun ve şimdi ortak sorunları “İletişim dili”. Kerem’e göre bu sorunun nedeni, babasının kendisine oranla daha dar görüşlü olması. Babasına göreyse, nesil farkı:

“Bizim kuşağımız bastırılmış bir kuşaktı. Tam üniversite zamanlarımızda Türkiye zor günlerden geçiyordu ve biz kendimizi ifade etme noktasında sorunlar yaşıyorduk. Özellikle üniversite sonrasında hayatı keşfettiğimizde, zevk alma, eğlenme gibi şeylerin ne kadar güzel olduğuyla da tanıştık. Oysa Kerem nispeten rahat bir dönemde dünyaya geldi. Doğduğu günden beri evde bilgisayar var ve bilgisayarla kurduğu ilişkinin benimkinden çok farklı olduğunu işim nedeniyle de çok rahat gözlüyorum.”

Buna Kerem de katılıyor ve bu ilişkiyi şöyle özetliyor:

“Babam yazılımcı olduğu için pek çok ebeveynden daha fazla ortak noktamız var. Benim bilgisayarla kurduğum ilişkiyi çok yadırgamıyor hatta buna çok destek olduğunu da söylemem gerekiyor. Ancak bilgisayar tabii ki benim için bir uzuv gibi. Babam bu konuda benim geliştirdiğim yetenekleri sonradan edinmiş biri. Onlar bir aleti keşfetmişler, bizse zaten onunla büyüdük. Bu ilişki elbette farklı. Ailem bizim kuşağın çok fazla bilgisayar bağımlısı olduğunu düşünüyor ve bu konuda dar görüşlü. ODTÜ elbette güzel bir okul ve babam da gençliğinin geçtiği kampüsten daha çok yararlanmamı istiyor ama benim için sanal bir dünya da var. Anlamadıkları şey de bu.”

Öncekinden farklı bir nesil 

USA Today’in 2012’de isimlendirmesiyle Z kuşağı olarak anılmaya başlanan kuşak dijital okuryazarlığa sahip, ekip çalışmasından çok bireysel çalışmaya yatkın, teknoloji sayesinde hızlı bilgi edinmeye alışık ve sıkılma eğilimi de önceki kuşaklara göre daha yüksek. 

Gezici Araştırma Merkezi’nin 1062 gençle yaptığı araştırmasının sonuçlarına göre, Z kuşağı önceki kuşaklardan pek çok konuda ayrışıyor: 

-Z Kuşağı insan hakları, hayvan hakları, cinsiyet ayrımcılığı gibi konularda duyarlılığı ön planda olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip. Yüzde 45’i herkesin eşit ve benzer haklara sahip olduğu görüşünü savunuyor.

-Bu kuşak için ırk, cinsiyet, din, dil, mezhep gibi unsurlar düşük bir öneme sahip. ‘Farklı bir din veya mezhebe ait biriyle evlenebilirim’ diyenlerin oranı bundan önceki nesilde yüzde 32,8 iken Z kuşağı için yüzde 82,2.

-Z kuşağının yüzde 76,4’ü adalet, demokrasi, ifade ve düşünce özgürlüğü, liyakat, israf, sanat gibi kavramları önemli bulduğunu ifade ediyor. 

-Günlük sosyal medyada geçirdikleri zaman ortalama 6 saat. Bu kuşağın yüzde 65’i akıllı telefon kullanıyor.

Küresel bir dünya mensubu 

Z kuşağına mensup gençler önceki nesillerden farklı olarak küresel iletişim yollarına daha hakim. Lisede kazandığı bursla yurtdışında okumaya hak kazanan 20 yaşındaki Hazar bunu kendi kuşağına bağlıyor:

“Ankara Fen Lisesi’nde okurken astro fizik alanına merak saldım. Japonya’da liseler arası bir bilim yarışmasına gönderdiğim makale sayesinde Danimarka’dan öğrenim bursu aldım. Pandemi döneminde gittiğim Danimarka’da ilk başta sıkıntı yaşasam da, Z kuşağı olarak nitelenen kuşağın kendinden önceki kuşaklara göre daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Evet, gerçekten ebeveynlerim kadar sosyal ilişkileri güçlü biri değilim ama küresel çapta arkadaşlıklarım var.”

14 yaşındaki kardeşi Ekin de ilişkilerini farklı olarak niteliyor:

“K-Pop modası çok yaygın gençler arasında. Büyüklerin bunu anlamakta çok zorlandığını biliyorum, ben de bir K-Pop fanı değilim ama buna kendini adayan arkadaşlarımı da anlayabiliyorum. Farklılıkların bir ayrıma dönüşmediği, kimsenin dışlanmadığı bir gelecek istiyoruz. Dünyanın daha iyi bir yer olması bizim geleceğimiz için önemli.” 

 

Güncel HER YAŞTA Röportajlar

Diğer Öneriler