Gıda Atıklarını Önleyebiliriz

Gıdaların saklanması ve atık olarak çöpe gitmemesi günümüzün en önemli meselelerinden biri. Türkiye’de yılda 18.8 ton yiyecek çöpe gidiyor. Açlık sorunuyla mücadele ederken, gıda israfı da bir diğer mesele olarak karşımıza çıkıyor. Üretim ve tüketim sürecinin iyi planlanması, tedarik zincirindeki sorunların aşılması açlığın önlenmesi için ilk akla gelenler. Gıdaları çöpe atmak yerine, iyi durumdayken paylaşabilmeyi kolaylaştıran uygulamalarsa, gıda israfıyla mücadele ediyor. 

En basitinden bir marulun soframıza gelmesi, salata olması için bir çok insan büyük emek harcıyor. Yetiştirilmesinden hasadına, taşınmasından paketlenmesine ve satış zincirine girmesine kadar olan süreçte ortaya konulan emek, onun tüketilmeden çöpe gitmesiyle beraber ziyan oluyor. Üstelik çöpe giden gıdalardan ortaya çıkan metan gazı, atmosferin ısınmasına ve günümüzün en önemli çevre sorunlarından biri olan iklim krizine yol açıyor. 

Dünya nüfusu 2050 yılına kadar 9,6 milyara ulaşacak olursa, yükselen dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılayabilmek için, gıda üretiminin mevcut miktara göre yüzde 60 oranında artması gerekiyor. Bununla birlikte her yıl üretilen gıdanın üçte biri, bir diğer deyişle 1,3 milyar ton yiyecek çöpe atılıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde üretilen gıdanın yüzde 20’si kaybolurken veya boşa harcanırken, en az 55 milyon insan kendi kendini beslemek için mücadele ediyor. Türkiye’de yılda 18.8 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Üretilen meyve ve sebzenin yüzde 50’si israf oluyor. Her gün 4.9 milyon ekmek çöp oluyor.

Gıda atıklarının en aza indirilmesi, israfın azaltılması tüm dünyada giderek bilinçle yaklaşılan bir mesele. Son yıllarda gelişmiş ülkeler gıda israfını önlemek için teknolojinin sunduğu imkanlardan da faydalanıyor. 

Görevimiz gıdaları kurtarmak: City Harvest

2000’li yılların başında gıda atığına çözüm bulmaya çalışan teknoloji tabanlı girişimler ortaya çıksa da, bu konudaki ilk çalışmaların temeli 1980’li yıllara dayanıyor. Bu işin başında 1983 yılında kurulan City Harvest geliyor. New York merkezli şirketin amacı; gıda israfını engellemek, ihtiyacı olan kitleye gıda yardımları yapmak. Helen verDuin Palit, Harley BrookeHitching ve Peter Schmidt tarafından kurulan dünyanın ilk gıda kurtarma operasyonu her gün restoranlar, fırınlar, marketler ve tarlalardan yılda 10 milyon kilo atık topluyor.

Atıktan enerji çıkarmak: Harvest Power

2008 yılında kurulan Florida merkezli Harvest Power Nathan Gilliland ve Paul Sellew tarafından kuruldu. Şimdiye kadar yaklaşık 11 yatırımcıdan yaklaşık 250 milyon dolar yatırım alan şirket gıda atıklarını enerjiye dönüştürerek israfı engelleme amacı taşıyor. Parklardan, otellerden, restoranlardan artan gıda atıklarıyla her ay yaklaşık 3 bin evin bir yıl boyunca kullanabileceği miktarda enerji üretiyor. 

Atma, paylaş: Olio

2015’te kurulan Olio ise yenilebilen yiyeceklerin komşular ve yerel işletmelerde değiş tokuşuna imkân sağlıyor. Tessa Clarke ve Saasha Celestial-One tarafından kurulan girişim aslında bir yiyecek paylaşım uygulaması. Sistem şöyle çalışıyor; kullanıcılar paylaşmak istedikleri gıdanın fotoğrafını çekiyor, fiyatını belirliyor, konumlarını paylaştıktan sonra potansiyel alıcılara ellerindeki fazla gıdayı ulaştırıyor. 

Üreticiden tüketiciye: Food Cowboy

Gıda israfının bir nedeni de dağıtımcıların mağazaların kabul etmediği gıdayı nereye ulaştırabilecekleri konusunda sıkıntı yaşaması. 2013 yılında Barbara Cohen tarafından hayata geçirilen cep telefonu uygulaması tüm tedarik zincirini birbirine bağlıyor. Çiftçiler, nakliyeciler, süpermarketler, restoranlar, pazarlar, en yakındaki gıda bankaları ya da hayır kurumları birbirleriyle iletişime geçip en hızlı şekilde fazla gıdayı ihtiyaç olan noktaya ulaştırılmasını sağlıyor.

Raf ömrünü uzatan teknoloji: Apeel

Kaliforniya merkezli Apeel isimli şirket, atık gıda ürünlerinden ürettiği, meyvenin nemini içinde tutan ve oksijenin meyveye değmesini engelleyen bir ürün geliştirerek ürünlerin raf ömrünü uzatmayı başardı. Sebze ve meyve atıkları toplanılıp presten geçiriliyor. Ortaya çıkan lipit zengini yağdan renksiz, kokusuz ve tatsız bir toz elde ediliyor. Bu toz hangi meyve ya da sebze üzerinde kullanılacaksa ona göre özelleştirilebiliyor. Daha sonra suda eritilerek kullanılıyor. 2012’de kurulan şirketin Bill Gates ve Andressen Horowitz’den aldığı toplam 110 milyon dolarlık yatırım da şirkete ve ürüne duyulan güvenin bir simgesi.

Türkiye’den bir örnek: Fazla Gıda

İstanbul’da her gün 4 bin ton gıda çöpe gidiyor. Fazla Gıda girişimi, bu sorunu teknoloji yardımıyla çözmek için kuruldu. Kurum, iklim eylemi, sıfır açlık, sorumlu tüketim ve üretim gibi Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda, küresel sorunlara bütünsel ve dijital çözümler üretmek ve uygulamak için çalışıyor. Ayrıca şirket, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından dünya çapında seçilen 9 etki odaklı girişimden biri. Girişimin kurucuları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri mezunu Arda Eren ve İTÜ İşletme bölümü mezunu Olcay Silahlı. Uygulama marketlerle görüşüp anlaşma yapıyor, satılmayan gıdaları topluyor. Bu hizmetlerinin karşılığında, bağışlanan ürün bedeli üzerinden yüzde 10 komisyon alıyorlar. Toplanan gıdaların ilanları Fazla Gıda’nın web sitesinde yayınlanıyor. Gıda bankaları ve dernekler, ister bu duyuruları takip ederek, isterlerse de e-posta ve kısa mesaj servisi yoluyla haberdar edilerek yararlanabilecekleri bağışlar hakkında bilgi alıyor. Böylece hem işletmeler atıklarını yönetmiş hem de gıda bankaları ile dernekler, ihtiyaç sahiplerine ulaştıracakları gıdaya kolayca ulaşmış oluyor.

Sürdürülebilir projeleriyle Gıda Kurtarma Derneği

Gıda Kurtarma Derneği, adil ve sürdürülebilir bir yaşamın mümkün olduğuna inanan, dinamik, çalışkan ve idealist bir ekip tarafından kuruldu. Dernek, ülkemizde gıda atığını önlemek ve gıda sektöründe oluşan gıda güvenliğine uygun fazla gıdaların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için gerekli gıda bankacılığı alt yapısının geliştirilmesi, gıda bankacılığı hakkında farkındalığın artırılması ve yasal düzenlemelerin gıda firmalarını gıda bağışı yapmaya teşvik edici olacak şekilde geliştirilmesi için çalışıyor. Dernek, “Boşa Harcama”, “Gıdanı Kurtar” ve “Food Truck” sürdürülebilir projeleri pek çok kurumsal firmanın da desteğini alarak yürütüyor.

Siz de bir adım atın

Atılan gıdaların, yoksulluk sınırı altındaki insanları besleyebileceği gerçeği, çöp gıdalarla ilgili bilinci arttıran bir bilgi. Tonlarca meyve, sebze, et, süt, deniz ürünü ve tahılın manav ve marketlerin, otel ve restoranların, okul ve evlerin çöpüne gidiyor. Bilinçli alışveriş yapmak, bu konudaki israfı önleme büyük fayda sağlıyor. Aldığınız gıdalardan tüketemedikleriniz varsa şu yollara başvurabilirsiniz: 

-Buzluğa tüketebileceğiniz şekilde koyun.

-Paylaşabileceğiniz arkadaşlarınızla paylaşın.

-Konserve olarak saklayabileceklerinizi konserve haline getirin.

-Elinizde kalan -pilav gibi- gıdaları çorba olarak değerlendirin.

-Hayvanlara verebileceğiniz gıdaları onlara uygun hale getirerek, çevreyi kirletmeyecek noktalarda onlarla paylaşın.

-Hiç bir şey yapamıyorsanız, toprağa gömün. İmkanınız varsa, kompost olarak biriktirin, toprağı zenginleştirmekte kullanın.

-Konserve, salça, kışlık malzeme tedarik ederken yerel üreticilere ulaşmaya çalışın. Hem ekonomik bir alışveriş yapmış, hem de ellerinde mal kalmasını engellemiş olursunuz.