Savaşların yıkıcı etkileri insanlık üzerinde olumsuz etkiler bıraksa da, bu büyük yıkımlardan geriye kalan az da olsa iyi şey var. Savaş koşullarında daha üretken olan insanlar, yeni icatlarla yaşamı kolaylaştıran teknolojilere imza atmayı da başarmış. Fermuardan, kan bankasına, pilatesten trençkota 1. Dünya Savaşı’nın ardından hayatımıza giren icatlar, yıllar süren savaşların hayatımıza katkıları arasında.

Birinci Dünya Savaşı bittiğinde henüz İkinci Dünya Savaşı’nın korkunç sonuçlarını hayal bile edemeyen insanlar, ilk kez yaşanan bu kitlesel felaketin etkilerinden uzun süre kurtulamadı. Savaş sonrası eğlence ve sanat hızla hayata geri dönerken, Birinci Dünya Savaşı ardından ortaya çıkan icatlar da insanlığın hayatına dahil oldu.

Savaş sırasında ortaya çıkan ihtiyaçlar, hayatta kalmanın giderek zorlaşması ve gelişen teknolojinin yıkım için kullanılması, insanların hayati ürünler icat etmesini sağladı. İşte ilk duyduğunuzda, “Bu kadar yeni mi?” diye şaşırtan icatlardan bazıları.

Kan bankaları

Günümüzde sağlık alanındaki en önemli ihtiyaçlardan biri olan kan bankalarının kuruluşu henüz bir yüzyıl öncesine dayanıyor denilse, inanmakta zorlanabilirsiniz. Ancak kan bankalarının çıkış fikri Birinci Dünya Savaşı sırasında ortaya atılmış. 17 milyon insanın öldüğü bu savaşta, kan kaybı nedeniyle ölen hastaların durumu doktorların da en önemli sorunları arasında yer alıyor. ABD’li doktor yüzbaşı Oswald Robertson bu ihtiyacı karşılamak için bir donörden aldığı kanı 28 gün boyunca saklamayı başarınca ilk kan bankasının da temelini atmış. 1917 yılında bulunan bu buluş sayesinde askerlerin ihtiyacı olan kan en kısa sürede onlara ulaştırılmış. Sonrasında sivil hayatta da hızla yayılan kan bankaları tıpta kan kaybından ölümün önüne geçmiş, ameliyatlar sırasında önemli bir atılım yapılmasını da sağlamış.

 

Kol saatleri

Erkeklerin iç ceplerinde taşımayı tercih ettikleri cep saatleri yerine, erişimi daha hızlı olan kol saatlerinin geçmesi Birinci Dünya Savaşı’na denk geliyor. Cephede sık sık saate bakma ihtiyacı hisseden askerler, daha önce yalnızca kadınlar tarafından aksesuar olarak kullanılan kol saatlerinden talep etmiş ve bu sayede bugün de çok yaygın kullanılan kol saatlerinin ilk tohumları atılmış. Cep saatleri ise, günümüzde aksesuar olarak kullanılıyor.

 

Trençkot

Moda, savaşlardan en çok etkilenen alanların başında. 20’li yıllara damgasını vuran dar kıyafet akımının nedeni, savaş yüzünden ortaya çıkan kumaş tedariği sorunu. Yine İkinci Dünya Savaşı biter bitmez tüm dünyayı etkisi altına alan 1950’lerin bol kumaşlı, geniş etekli elbise modası yine savaş yıllarında az kumaş kullanmaktan sıkılan kadınların talebiyle ortaya çıkmış. Yine bazı kıyafetler var ki, cephede yaygınlaşıp sonradan hayatımıza girenlerden. Trençkot bu kıyafetlerin en bilinen örneklerinden. Birinci Dünya Savaşı sırasında daha ince bir dış kıyafet arayan İngiliz askerleri için tasarlanan bu giygiler, ekstra cepleriyle savaş malzemelerinin taşınmasını da kolaylaştırmış.

 

Pilates

Savaş sırasında yaralanan, hareket kaybı yaşayan, uzun süre yatalak kalan askerlerin bakımıyla ilgilenen Joseph Hubertus Pilates, bize dünyanın en iyi sporlarından birini hediye etti. Kas kayıplarının önüne geçmek ve postür bozukluklarını tedavi etmek amacıyla çalışan Pilates, askerler için basit açma germe egzersizleri tasarladı, hareket kısıtlaması yaşayanların iyileşmesini sağlayan bir hareketler bütünü icat etti. Bu sayede insanın kendi kaslarından yararlanarak güçlenmesini sağlayan ve sınırlı koşullarda bunu başaran Pilates’in buluşu spor alanında çığır açtı. Bu ileri görüşlü hasta bakıcı, buluşuna kendi ismini verdi.

 

İnsansız hava aracı

Her ne kadar gelişmiş örneklerini görmek için aradan çok yıl geçmesi gerekse de, ilk insansız hava aracının tarihi de Birinci Dünya Savaşı’na uzanıyor.  ABD ordusu Orville Wright’ı ilk insansız hava aracı deneyi için davet etti. Tüm deneyleri Charles Kettering isimli bir mühendis yönetti ve 1918 yılında başarılı bir şekilde ilk insansız bir şekilde havada uçabilen bomba ürettiler. Bu bomba tam 120 kilometre komuta menziline sahipti.

Paslanmaz çelik

Günümüzde en çok kullanılan ürünlerden biri olan paslanmaz çelik de Birinci Dünya Savaşı’nın ortaya çıkardığı bir ihtiyaç. Kötü hava şartları, ateş ısısı ve sürtünmeye bağlı olarak savaş aletlerinin çabuk bozulması ve deforme olması sorununa çözüm arayan bilim insanları, silah yapımında kullanılmak üzere farklı metal alaşımlarını denedi. İngiliz metalurji uzmanı Harry Brearley, bu çalışmalar sırasında erimiş demire krom ilave edince çeliğin daha zor deforme olduğunu ve paslanmadığını buldu. Bu keşif havacılık sektöründe uçak motoru yapımında, medikal alet yapımında ve tencere, çatal bıçak gibi mutfak aletlerinin yapımında da kullanılınca popülerliği hızla artarak günümüze kadar ulaşmayı başardı.

 

Yaz saati uygulaması

Her ne kadar bir süredir ülkemizde yürürlükte olmasa da yaz saati uygulaması dünyanın pek çok yerinde varlığını devam ettiriyor. Güneş ışınlarından en yüksek verimi almak için düşünülen uygulama, enerji tüketiminin de önüne geçmeyi hedefliyor. Peki, ama bu fikir ilk olarak kimin aklına geldi? Bu fikri ilk ortaya atan Amerikalı mucit ve politikacı Benjamin Franklin. Paris’te okuyucuyla buluşan bir gazeteye yazdığı yazıda Franklin, mum masraflarını azaltmak için Parislilerin her zamankinden 1-2 saat daha erken yatmalarını salık verir. Yeni Zelandalı bilim adamı George Vernon Hudson ise hâlihazırda dünyanın dört bir yanında kullanılan güneş saati uygulamasının ne denli faydalı bir uygulama olacağını anlattığı bir makale yayınlayarak özellikle Ocak-Mart ayları arasında saatlerde 2 saatlik değişiklik yapılmasını talep eder. İlk kez uygulamaya alınması ise ancak Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşir. Zaten savaştan dolayı tüm kaynakları hızla eriyen Almanya, aydınlanmak için kullanılan yakıttan tasarruf etmek adına yaz saati uygulamasını hayata geçiren ilk ülke olur. Onu İngiltere ve Amerika takip eder. Tasarruf etme isteğinin yanı sıra küreselleşme ve iş hayatında bir eşzamanlılık tutturabilmek adına da bu uygulama yıllar içinde tüm dünyaya yayılır.

 

Fermuar

Pantolon, kaban, gömlek, gece kıyafeti, çanta, ayakkabı… Fermuarın kullanım listesini daha onlarcası ile uzatmak mümkün. Savaş sırasında askerlerin haritalarını, önemli belgelerini kaybetmeleri engellemek üzere tasarlanmış olan ve o dönemde “kancasız tutturucu” adıyla bilenen fermuar, Gideon Sundback isimli bir mucidin icadı. BF Goodrich Company’nin fermuar olarak isimlendirmesi ve savaş sırasında etkinliği ispatlanınca ilk büyük siparişi Amerikan ordusundan almasının yanı sıra havacıların üniformalarına ilave edilmesiyle birlikte de popülerliğine popülerlik kattı.