Fonunda sonbahar olan filmler

Sonbaharın canlandırıcı bir yanı var. Yazın dışarıda geçirdiğimiz zamanlardan sonra eve dönüyor, sevdiklerimizle daha çok vakit geçiriyoruz. Giderek uzamaya başlayan akşamlarda evin konforunda izleyeceğimiz filmler de bu mevsimi güzelleştirmiyor mu?

Sonbahar denilince herhalde serinlemeye başlayan hava, o havadan kaçıp eve sığınmak, giderek evde daha çok vakit geçirmek gelir. Günler kısalıp geceler uzadıkça ailemizle evde geçirdiğimiz süre de artıyor, birlikte yapabileceğimiz etkinlikler önem kazanıyor. İyi bir film izlemek de bu etkinlikler arasında. Hem sonbahar manzarasına sahip hem sinemanın klasikleri arasında yer alan filmleri derledik.

Can Dostum (Good Will Hunting) 

Will Hunting üstün bir zekaya sahip ama bunun farkında olmayan, geceleri ABD’nin en önemli üniversitelerinden MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı akşamlardan birinde, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Uzun zamandır çözülemeyen bu problemi kısa sürede çözen Will, sessizce ortadan kaybolur. Bu gizemli dahi üniversitedeki akademisyenlerin merakını uyandırır ve Will keşfedilir. Ancak o güne kadar hayatla kendi yöntemiyle başa çıkan bir insan olarak, Will zekasının ve yeteneğinin getirdiklerine uyum sağlamakta sorunlar yaşayacaktır. 

Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society)

Welton Akademisi saygınlığı yüksek ancak geri kafalı bir okuldur. 1950’lerin ortasında öğrenciler okuldan sıkılmış, yeni arayışların peşine düşmüştür. Okul yönetiminin muhafazakâr ve ortodoks tavırları ortamı giderek sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline getirmektedir. İngilizce öğretmeni John Keating’in okula atanmasıyla çok şey değişmeye başlar. Keating öğrencilere hem yeni bir bakış açısı kazandırır, hem kalıplaşmış fikirleri nasıl yıkabileceklerini gösterir. Yönetimin statükocu tavrı değişirken, Keating’in yaklaşımı da okul tarafından farkedilir. Bir çatışma ortaya çıktığında, öğrenciler de bu değişim için taraf olmaktan çekinmez. Ölü Ozanlar Derneği sinemanın klasikleri arasında. 

Kadın Kokusu (Scent Of a Women)

Bir kolej öğrencisi olan Charlie, paraya ihtiyacı olduğu için tatilinde çalışmak zorundadır. Kör bir albayla bir hafta sonu geçirmesi teklif edilir. Charlie bu işe razı olur ama emekli Albay Frank Slate farklı bir kişiliğe sahiptir. Yolculuk Charlie’nin beklediği gibi kolay olmaz ama hayatını sonuna kadar değiştirecek müthiş deneyimler kazanmasını sağlar. Kadın Kokusu, Al Pacino’nun övgü toplayan performanslarından. 

Harry ile Derdimiz (The Trouble With Harry)

Sonbahar renklerinin harika bir arka plan oluşturduğu Hitchcock filmi, komedi ağırlıklı bir hikâye. Harry ölmüştür ama kimse onun niye öldüğünü anlamamıştır. Herkesin kendini suçladığı bu olayda, kimse cesedi ne yapacağına karar veremez. Harry’nin cesedi oradan oraya taşınırken, kasabanın enteresan hikâyelerine de tanıklık ediyoruz. Harry defalarca gömülürken, fonda muhteşem bir sonbahar var. Hitchcock’un komedisi de böyle olur. 

Güz Sonatı (Autumn Sonata)

Konser piyanisti Charlotte, kızı Eva’yla uzun süre sonra bir araya gelerek yüzleşir. Charlotte, kızını yıllarca ihmal etmiştir ve ikisi de birbirinden oldukça farklı insanlara dönüşmüşlerdir. Charlotte, kliniğe yatırdığı zihinsel engelli kızını Eva’nın evinde görünce annelik konusunda sorgulamaların başlayacağının farkındadır. Benliğe ve aile denen olguya derinlemesine bakan Bergman, bu bunalımlı ilişkiyi bir güz sonatı olarak seyircilerinin gözleri önüne serer.

Harry Sally’le Tanışınca (When Harry Met Sally)

Harry ve Sally aynı üniversiteye gittikleri halde, mezuniyet sonrası bir yolculuk sırasında tanışırlar. Yol boyunca, kadın ile erkeğin aralarında cinsellik olmaksızın arkadaş olamayacağı üzerine uzunca tartışırlar. New York’a vardıklarında herkes kendi hayatına döner. Ancak arada bir görüşmeyi de ihmal etmezler. Karşılaştıkları son seferde ikisi de sevgililerinden ayrılmış, bu da yeni bir dostluğun başlangıcı olmuştur. Manhattan’ın meşhur yapılarını ve sokaklarını sonbahar eşliğinde görebileceğiniz eğlenceli bir film.

Amerikan Güzeli (American Beauty)

Orta yaş bunalımı yaşayan Lester, iş yerinde, ve evinde başarısız olduğunu hissettikçe kendisini bundan kurtarmak adına bir arayış içine girer, karısıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle, kızının arkadaşıyla yakınlaşır. Bu sırada kızı Jane, komşusuyla pek sıradan olmayan bir dostluk geliştirmektedir. Amerikan rüyasının vadettiği o klasik mutlu Amerikan ailesi imajına yönelik ağır eleştiriler içeren bu filmde yaprakları dökülmüş ağaçları, camlardan süzülen yağmur damlalarını izlerken sonbahar havasını hissedebilirsiniz.

Mona Lisa Gülüşü (Mona Lisa Smile) 

Julia Roberts, Julia Stiles, Kirsten Dunst, Maggie Gyllenhaal, Ginnifer Goodwin gibi isimlerin yer aldığı kadrosu ile dikkat çeken ‘Mona Lisa Smile’ filmi 1950’li yıllarda geçiyor. Özel bir kız okuluna gelen çağdaş görüşlü bir öğretmen, öğrencilerinin kadınların toplumdaki rollerini sorgulamalarını ve hayallerini gerçekleştirmelerini istiyor. Feminizmin ön plana çıktığı bu film aynı zamanda kıyafetleri ve sonbahar etkisi ile oldukça keyifli bir film. 

Ekim Düşü (October Sky)

Gerçek bir hikâyeden uyarlanan ‘October Sky’ filmi genç Homer Hickam karakterinin roket bilimi ve yıldızlara olan tutkusunu anlatıyor. Tüm erkek çocukların babaları gibi madenci olmalarının beklendiği bir kasabada, ailesinin onun için hazırladığı geleceğin dışına çıkmaya çalışan, büyük hayalleri olan bir gencin yaşadıklarını konu alıyor. 50’li yıllarda Batı Virginia’nın Coalwood kasabasında maden kontrolörü olarak çalışan John Hickam’ın (Chris Cooper) en büyük isteği, oğulları Jim ve Hower’ın da kendi gibi kontrolör olmalarıdır. Fakat Jim bir futbol bursu kazanmıştır ve Hower’ın ise çok başka hayalleri vardır.