Basit Ama Etkili: Eliminasyon Diyeti 

Sürekli şişkinlikten şikayetçiyseniz, yemeklerden sonra halsizleşiyorsanız, geçmeyen kaşıntılarınız ya da egzamalarınız varsa, kilo vermek zorluyorsa, bunun nedeni gıda hassasiyeti olabilir. Son 10 yılda daha çok duyulan ve yaygınlaşan eliminasyon diyetleri bu sorunları tespit etmek, hangi yiyeceklerin neden olduğunu anlamak ve ona göre yeniden bir beslenme düzeni oturtmak için kullanılan basit ve etkili bir yöntem. 

Alerji, pek çok insanın muzdarip olduğu ve çare bulmak için farklı yöntemler denediği bir hastalık. Uzun süreli kalıcı etkileri her zaman olmasa da, vücutta yarattığı sorunlar yüzünden yaşam kalitesini düşürüyor. 

Toz, polen, akarlar, çiçekler gibi çevresel etkenlerin dışında, yediğimiz yiyeceklerin de neden olduğu pek çok alerji ve hassasiyet türü bulunuyor. Çilek, fıstık, yumurta, bal, süt gibi bilinenlerin dışında, bilinmeyen intoleranslar da var ki, bunları anlamak için en etkili yöntemlerin başında eliminasyon diyetleri geliyor. Gıda intoleransları katkı maddelerinin artışı, pestisit kullanımı ve suni yemlemeyle giderek daha büyük bir sorun haline geldi. Normalde süt ürünlerine alerji geliştiren insan sayısı 50 yıl önce bu kadar değilken, günümüzde kısa süreli hassasiyetler de yaşanabiliyor. Dünya genelinde insanların yüzde 20’sinin gıda intoleransından muzdarip olabileceği tahmin ediliyor. 

Bu hassasiyetler çoğu zaman bir ömür boyunca kalıcı değil ama kısa süreli de olsa, hayat standardını düşürüyor. 

Altın ölçü: Eliminasyon diyeti 

Eliminasyon diyetleri gıda intoleransları ve alerjilerini belirlemede altın standart olarak kabul ediliyor. Uygulaması da basit bir mantığa dayanıyor. Diyet süresince, 21 gün, 1 ay ya da 3 ay boyunca alerji geliştiğinizi düşündüğünüz ürünleri beslenmenizden çıkartıyorsunuz. Bu kimi zaman glutenli ürünler, kimi zaman süt ürünleri, kimi zaman bakliyatlar olabiliyor. Daha sonra bu gıdalar teker teker yeniden beslenme rutinine tanıtılarak semptomlar gözleniyor. Diyet öncesinde vücut belli oranda tolere ettiği alerjenleri, diyet sonrasında unuttuğu için verdiği tepki daha gözlemlenebilir oluyor.

Hangi yiyeceklere nasıl tepki verdiğini anlamak isteyenlerin sıklıkla başvurduğu eliminasyon diyetleri, kilo vermek için yapılan diyetlerden çok farklı. Ancak çoğunlukla sonucunda kilo vermeyi de sağlıyor. 

Uzmanla ilerleyin

Eliminasyon diyeti, adından da anlaşıldığı gibi çeşitli yiyeceklerin beslenme programından çıkarılması (elimine edilmesi) ve ardından kontrollü bir şekilde yeniden eklenmesi ile uygulanıyor.

Tüm bu süreç hem alerjilerin azalmasını sağlıyor hem de bağırsakların onarılmasına yardımcı oluyor. İnflamatuar hastalıkların iyileştirilmesinde de oldukça etkili sonuçlar veren bu diyetin uygulanması sırasında bir doktor veya eliminasyon diyeti yaptıran bir diyetisyen kontrolü gerekiyor. 

Uzun erimli sonuçlar alınmasını sağlayan bu diyet yönteminde uygulama yöntemine dair ipuçları uzmanlar tarafından gözlemlenebiliyor. 

Diyet iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama ortalama 4 ila 8 hafta sürüyor. İlk aşamada vücudun olumsuz reaksiyon gösterebileceği yiyecekler beslenme programından tamamen çıkarılıyor, prebiyotik ve probiyotik ürünlerle bağırsak sağlığı destekleniyor. Vücut bu düzene alıştıktan sonra ikinci aşamaya geçiliyor. Bu aşamada bazı gıdalar yeniden beslenme düzenine dahil ediliyor ve vücudun bu yiyeceklere verdiği reaksiyonlar takip ediliyor. Böylece kişiye uygun beslenme düzeni içinde hangi yiyeceklerin bulunup hangilerinin bulunmaması gerektiği saptanmış oluyor.

Eliminasyon diyetinde sebze ve meyveler diyet yapanların en önemli dostu. Özellikle sebze ve yeşillik ağırlı bir beslenme eliminasyon diyetlerinin temelini oluşturuyor. Pirinç, kuzu eti, mevsiminde balık, organik kümes hayvanları, zeytinyağı, çiğ kuruyemişler, glutensiz tahıllar ve bakliyatlar bu diyetle yenilebilecek şeylerin başında. 

Çoğunlukla soya, yerfıstığı, süt ürünleri (yoğurt ve peynir dahil), rafine şeker ve yapay tatlandırıcılar, gece gölgesi sebzeleri olarak anılan domates, biber, patlıcan, glutenli tahıllar ve bu tahıllardan hazırlanan unlar, işlenmiş et ürünleri, kabuklu deniz ürünleri, mısır, sığır eti, alkol, kahve, çikolata yasaklanan gıdaların başında geliyor. 

Eliminasyon diyetinde ciddi bir gıda kısıtlamasına gidildiği için, doktor gözetiminde yapılması önem taşıyor. Belli değerlerin ölçülmesi ve ona göre ilerlenmesi en iyi sonucu almayı sağlıyor. Vitamin ve mineral açığının oluşmaması için diyete başlamadan önce değerlerinizi kontrol etmeli, beslenmenizde bu açığı oluşturacak hatalardan kaçınmalısınız. 

Alerjenlerin tespitinden sonra beslenmenizi ona göre yeniden düzenlemek en doğru sonucu almanızı sağlıyor.