Yeni bir bağımlılık: Nomofobi 

Dijital denge, nomofobi, mavi ekran son yıllarda hayatımıza giren yeni kavramlar. Ekran başında saatler geçiriyor, bunun maddi manevi zorluklarını giderek daha fazla hissediyoruz. Boyun tutulmalarından göz bozukluklarına, serotonin eksikliğinden uyku düzensizliğine pek çok soruna davetiye açan dijital bağımlılık önce fark edilmesi gereken bir sorun. Sonrasında değiştirmek için atılacak pek çok adım var. 

Telefonla yapabileceklerimiz neler? Haber almak, film izlemek, sosyalleşmek, müzik dinlemek, iletişim kurmak… Bu liste uzayıp gidiyor. Bizi bu küçük ekrana bağımlı kılan da zaten yapabileceğimiz şeylerin çeşitliliği.

Dijital bağımlılık ya da bilim dünyasındaki adıyla nomofobi giderek bilinen bir konu haline geldi. Telefonla geçirdiğimiz süreyi ayarlayamama uykusuzluktan göz bozukluğuna, duruş eğriliğinden depresyona kadar pek çok sorunu da tetikliyor. 

Telefon bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın yolu basit. Eğer telefondan uzun süre ayrı kalamıyorsanız, sabah uyanır uyanmaz ilk işiniz telefona bakmak oluyorsa, şarjınızın bitme ihtimali sizi çok kaygılandırıyorsa, telefon çekmediğinde rahatsız oluyorsanız, sosyalleşmeyi gerçek hayatta değil sanal dünyada gerçekleştiriyorsanız, farklı sosyal ortamlarda sosyalleşmek yerine telefonla vakit geçiriyorsanız, durduk yere sık sık mesajlarınızı kontrol ediyorsanız, geceleri yatmadan önce telefonda geçirdiğiniz süreyi kontrol etmekte zorlanıyorsanız bir bağımlı ya da en iyi ihtimalle bir bağımlı adayısınız. 

Daha küçük bir ekrana sahip olması ve her yerde yanımızda bulunması telefon bağımlılığını arttırıyor. Pek çok farklı yaş grubundaki insan için bu bağımlılık ortak. Başka bağımlılıklarda olduğu gibi bu bağımlılıkta da insanlar bu konudaki zaaflarını kabul etmekte zorlanıyor. Özellikle işi gereği telefon kullananların riski daha yüksek. 

İleri yaşlarda görülen telefon bağımlılığı özellikle uyku düzenini bozduğu için daha büyük risk taşıyor. Nomofobi gelişmiş ülkelerde yüzde 60, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 30-40 civarında.

Yapay ışık tehlikesi 

Özellikle geceleri yapay ışığa maruz kalmak depresyon benzeri davranışları arttırıyor. Akıllı telefonlardan yayılan ışık uyku kalitesini azalttığından özellikle bir iki hafta sonrasında depresif davranışlar görülmesine neden oluyor. 

İnsanların özellikle sanayi devrimine kadar geceleri fazla ışığa maruz kalmadığı ve erken yattığı düşünülürse, sonuçların uyku kalitesi üzerine yapılan araştırmalarla paralel olduğu da gözleniyor. 

Telefon bağımlılığından kurtulmak için öncelikle bunun bir sorun olabileceğini kabul edip ona göre hareket etmek gerekiyor. Sonrasında adım adım yapabileceğiniz pek çok şey var:

-Önce telefonla ilişkinize süre sınırı getirin. Ancak belli zamanlarda telefonunuzu elinize alın ve çok sık vakit geçirdiğiniz uygulamalara saat sınırlaması koyun. 

-Kendinize farklı ilgi alanları bulun ve telefondan uzak kaldığınız zamanlarda onlarla ilgilenin. 

-Tuvalete girerken asla telefonunuzu yanınıza almayın.

-Yemek yerken telefonu farklı bir yere koyun. Masada kendinize ait bir rutininiz olsun, sohbete vakit ayırın. 

-Bağımlılığa yol açabileceğini düşündüğünüz oyun ve uygulamaları telefonunuzdan kaldırın.

-Yatmadan en az yarım saat önce telefonu farklı bir yere koyun ve elinize almayın. Bu süreyi uzattığınızda daha iyi uyuduğunuzu göreceksiniz. 

-Gece yatarken internetinizi kapatın.

-Sabah kalkar kalkmaz önce su için, dişinizi fırçalayın ve günlük rutinlerinizi yaptıktan en az yarım saat sonra telefonunuzu elinize alın.

-Ekran süresi sınırına riayet edin.