Dopdolu 104 yıl: Cahit Kayra

Cumhuriyetin ilanından öncesine şahitlik eden, 45’den fazla eser bırakan, siyasetçi, yazar Cahit Kayra hayatını 104 yaşında, 30 Ocak’ta kaybetti. Kayra’nın, pek çok insana ilham olan hayatının bir özelliği de 45’ten fazla eserlerinin çoğunu 70 yaşından sonra vermeye başlamış olması. 

Cumhuriyetten önce doğan, Cumhuriyetle beraber ilerleyen bir ömür süren Cahit Kayra, 104 yaşında hayata veda etti. Uzun yıllar bürokrat ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Kayra, emeklilik sonrası kaleme aldığı eserlerle Türkiye tarihine ışık tutacak pek çok kitaba imza attı. 

Yaşadığı sürece hiç çalışmayı bırakmayan, günlük rutininde yürüyüşü aksatmayan, yazmaya ve okumaya devam eden Kayra’nın hayatı, insanlara ilham olacak cinsten. İlber Ortaylı, Kayra’nın vefatı ardından kaleme aldığı veda yazısında onu şu sözlerle anıyor:

“Cahit Kayra’yı dinlemekten çok memnundum. Bakanlığı sırasında sadece uzaktan ismini duymuştum, fakat onu sadece bir kişiden duymamıştım, çağdaşlarının hemen hepsinden onun hakkında medhüsena duydum. Doğruydu, Mekteb-i Mülkiyemizin yaşayan en eski mezunlarındandı; (1938 yılı). 1917 doğumlu bir insan benim ailemde de vardı, rahmetli annem. Kuşkusuz annemin görüp yaşadıkları bambaşka bir dünyayı anlatıyordu, Cahit Kayra’nınki de Türkiye’yi.”

İşgal yıllarından Cumhuriyet’e

1917 yılında, işgal günleri İstanbul’unda dünyaya gelen Kayra, o günleri netlikle hatırlıyor. Anılarında Anadolu’dan gelen savaş haberlerini merakla izlediklerini, İngiliz işgali altındaki İstanbul’da yaşanan kederi, işgal sonlandığında çocukların bu sevinci marşlarla kutladıklarını anlatıyor. 

Nazım Hikmet’ten şiir dinlemiş, Tepebaşı Tiyatrosu’nda Muhsin Ertuğrul ve Cahide Sonku’yu izlemiş, genç cumhuriyetin yoksul yıllarını büyük bir kültürel zenginlikle donatmış. İsmet İnönü, Celal Bayar daha liseden tanıştığı siyasetçilerden. Üstelik, Türk Ocağı’nda verdikleri partinin onur konuğu Atatürk. Partiye katılmakla kalmamış, zeybek de oynamış. 1938 yılında Mülkiye’den mezun olan Kayra, sonrasında Anadolu’nun her köşesinde görev alacak, canla başla çalışan yüzlerce gençten biri olacak. 

Bitmeyen çalışmak azmi

Cem Erciyes, Cahit Kayra ardından yazdığı yazıda ondan şöyle bahsediyor: 

“Bugün ancak romanlarda yaşıyor böyle insanlar ve zamanlar. Hoş Cahit Kayra da zaten bir roman kahramanı. Hayır metaforik olarak değil, gerçekten. Yılmaz Karakoyunlu’nun ünlü romanı Salkım Hanım’ın Taneleri’nin hemen başında görünen maliyecilerden biri adlı adınca Cahit Kayra’nın ta kendisi: ‘Müfettişler odası yavaş yavaş dolmaya başladı. Sait Naci Bey, mazeret beyan etmişti. Münir Mostar, Fahri Tigrel, Cahit Kayra, Memduh Aytür birlikte geldiler. Bir pansiyonda ömür süren kiracılar kadar birbirlerine yakındılar.’”

Sonraki yıllarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na kadar yükselen kariyerinde siyasetçi olarak öne çıksa da, Kayra’yı ömrünün sonuna kadar kültür sanat hayatında tutan en önemli özelliği üretkenliği. 

1980’den sonra siyaseti bırakan ve İstanbul’da, doğduğu Kadıköy’de kendine yeni bir hayat kuran Kayra İdil Biret, Cemal Süreya, Hakkı Anlı, Turan Güneş, Zühtü Müridoğlu, Mina Urgan, Cevdet Kudret gibi önemli isimlerin arkadaşı. 

Üstelik 1980’den sonraki yıllar Kayra’nın hayatında “yazma” ve “üretme” anlamına geliyor. 45’den fazla eseri, bugünlerden sonra kaleme alınıyor. 1995 yılında anılarını yazdığında 79 yaşında ve şu satırları not düşüyor: 

“Sürekli ve hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz ve ben bu dünyada artık çok eskilerde kaldığımın bilincindeyim. Bu gerçeği giderek hüzünden umursamazlığa dönüşen duygular içinde yaşıyorum. (…) Eski yılların olayları bitip kapanmış defterler gibi. Bitip kapanmış ve bir daha açılmayacak defterlerin içindekilerle pek az insan ilgileniyor. Biz toplum olarak olayların bittiklerini sandığımız zaman defterlerini de kapatıp kaldırıyoruz. (…) İnsanın kendi belleğinin, toplumun ortak belleğine yansıması gerek. Anılarımın hazırlanmasında bu mantığın da yeri vardır.”

Bir yüzyıl boyunca yaşayan, işgal yıllarından Cumhuriyetin inşasına kadar pek çok tarihi olaya tanıklık eden, kendi de bu olayların içinde aktif rol alan bir insandı Cahit Kayra. Üstelik birikimi sonraki yıllarda da aktarmaya devam eden, yeni kuşakları eskinin deneyimiyle buluşturan, zamanı zamansız yaşayan bir isimdi.