Kadınların çoğu menopoza sessiz sedasız giriyor. Çoğu insanın konuşmaktan kaçındığı, belirtilerini yok saydığı bu dönem aslında hayatın ritmi içindeki doğal parçalardan biri. Oysa bu döneme hastalık muamelesi yapmadan yaşamak, sonrasında yaşanabilecek sorunları önlemeye de yardımcı oluyor.

“Önce ısınma, sonra üşüme, sürekli bir asabiyet hali…Depresyona girdiğimi düşünmüştüm.” 49 yaşındaki Oya, menopoz öncesindeki dönemi yaşıyor. 

Türkiye’de menopoz yaşı ortalaması 46-47. Bu yaş dilimleri arasında çoğu kadın menopoz belirtilerini hissetmeye ya da menopoza girmeye başlıyor. En basit haliyle menopoz aylık adet kanamalarının sona ermesi, kadınlık hormonunun azalması, östrojen ve progesteron salınımının yavaşlaması ve bir süre sonra üretiminin durması anlamına geliyor. 

Bu dönemde östrojen hormonunun eksikliğine bağlı olarak sıkıntı, ateş basması, terleme, uykusuzluk, eklem ağrıları, sinirlilik, unutkanlık, depresyon gibi günlük yaşamı etkileyebilecek değişimler yaşanıyor. 

Türkiye Jinekoloji Derneği’ne göre menopozun bir etkisi de depresyon. Bunun nedeni, hem östrojen azalması hem de idrar kaçırmanın sıklaşması:

“Özellikle orta ve ileri yaşlardaki kadınlarda daha sık görülen idrar kaçırma problemi menopoz, zor ve çok sayıdaki doğumlar, aşırı kilolar idrar kaçırmaya neden oluyor.

Öksürme, hapşırma, koşma ve yürüme gibi eylemler sırasında ortaya çıkan idrar kaçırmanın tedavisi cerrahi yöntemlerle mümkün olabiliyor. Günümüzde bu operasyonlar artık 20 dakika gibi kısa bir sürede sonuçlanıyor. Dünyada yaygın olarak uygulanan ve mesane boynuna sentetik bir yama yerleştirmekten ibaret olan bu ameliyatlar Türkiye’de de başarıyla gerçekleştiriliyor.” 

Bütün bu sorunları yaşamadan önce önleyebilmek için, menopoz dönemine önyargılı olmadan yaklaşmak, jinekolojik muayeneleri düzenli yaptırmak gerekiyor.

 

“Delilik değil menopoz”

Bankada çalışan Oya 49 yaşında ve düzenli doktor kontrolüne gitmekte zorluk çektiğini söylüyor. Bir sene önce ortaya çıkan ve “elim ayağım çekiliyor zannettim” dediği belirtiler onu telaşlandırmış ve bir dahiliye uzmanına görünmüş: 

“Kan şekerimle ilgili bir sorun olduğunu düşündüm. Doktorumsa, şeker tahlillerinin yanında bir de jinekolojik muayene olmam gerektiğini, menopoza yaklaştığımı söyledi. Kadınlarda düzenli jinekolojik muayene bilinci oluşmuyor. Nedense, normal zamanlarda doktora gitmeyi gereksiz sayıyoruz.”

Doktorunun yönlendirmesiyle beraber bir jinekologa muayene olan Oya, menopoz öncesini yaşadığını ve kalsiyum, demir seviyelerinde kritik bir noktaya geldiğini öğrenerek takviye almaya başlamış:

“Bu konuyu öğrendikten sonra daha bilinçli hale geldim. Sonrasında çevremdeki pek çok kadının da menopozu geçiştirdiğini gördüm. Biz bir de okuyan, araştıran bir nesiliz güya. Hatırlıyorum, annem çok zor bir dönem geçirmişti ve biz o zaman onun aklını kaçırdığını düşünmüştük. Sonra benzer şeylere ben de yaşayınca gördüm ki, deli değiliz sadece menopoza giriyoruz.” 

 

“İdrar kaçırmak beni şok etti”

52 yaşında özel sektörde yönetici olarak çalışan Ayşe’yi en fazla şaşırtan menopoz belirtisi, idrar kaçırmak:

“Bir gün şiddetli hapşırdığımda karşılaştım bu durumla. Çok utanç verici geldi. İki normal doğumum var, rahim bu durumda güçsüz hale gelebiliyormuş. Ancak doktorum benim durumumun ameliyat gerektirmediğini söyleyerek pelvik egzersizi tavsiye etti. Düzenli olarak uygulamaya başladım, kızım ve yeğenime de öğrettim. Ne kadar genç yaşta başlanırsa, o kadar iyi sonuç alınıyormuş. İnsan bu sorunları yaşamadan öğrenince daha iyi sonuç alıyor.”

Ayşe’nin İngiltere’de yaşayan kızkardeşi menopoz öncesinde kalsiyum değerlerini korumak, kemik gücünü kaybetmemek için hem egzersiz yapıyor, hem beslenme düzenini değiştirmiş. Ayşe kendisiyle kardeşi arasındaki farkı şöyle özetliyor:

“Sinem menopozu hiç hastalık olarak değerlendirmiyor. O benden 4 yaş küçük ve henüz adetlerinde bir kesinti yok. Yine de hayatının ilerleyen dönemlerinde sıkıntı yaşamamak için düzenli yaşamayı alışkanlık haline getirdi. Ben onun kadar bilinçli olmasam da sadece pelvik egzersizleriyle bile hayatımın ne kadar değiştiğini gördüm. Artık ben de şeker tüketmiyor, sebze ağırlıklı besleniyor, en azından 2 gün yürümeye çalışıyorum. Menopozu bir kayıp olarak karşılamayacağım.”

Pelvik egzersizleri Kegel egzersizi olarak da anılıyor. Bunu yapmak için öncelikle pelvik kasları bulmak gerekiyor. Bu bölge kaslarının ayrımını yapmanın en kolay yolu idrarınızı yaparken birden idrar yapmaya ara verip sonra tekrar yapmaya başlamak. İdrarınızı tutmaya çalışırken kasılan kaslar pelvik taban kasları. 

Kegel egzersizleri pelvik taban kaslarınızı 3- 10 saniye tutup sonra yine 3-10 saniye gevşetmekle yapılıyor. Arka arkaya 10 defa ve günde 3 kere tekrar etmek kasları güçlendiriyor. Bu egzersizleri otururken, televizyon izlerken de yapabilirsiniz. Önemli bir detay da egzersizleri yaparken mesanenizin boş olması. 

Menopozun ters köşesi

44 yaşındaki Deniz hayatını değiştirip başka bir ülkeye taşınmış ve artık yavaş yavaş menopozu karşılamaya başlayacağını düşünmeye başlamış:

“İki üç ay adet görmeyince, artık menopoz geliyor diye kendimi hazırlayıp doktora gittim. Menopoz değil ama bebek geliyormuş.”

Bu hiç beklenmedik anda gelen haber, onun için de öğretici bir deneyim:

“Vücudumuza bazen yabancı gibi davranıyoruz. Oysa sakin olduğumuzda, ona iyi baktığımızda bize beklenmedik sürprizler yapabiliyor. Oğlum bunun en güzel göstergesi oldu.” 

51 yaşındaki Zehra’nın sözleriyse pek çok kadının hissini özetliyor:

“Vücudunuzda bir şeylerin çekildiğini, yer değiştirdiğini, farklılaştığını hissediyorsunuz. Ürpertici ama aynı zamanda şaşırtıcı bir deneyim. Bunu da hayatın bir evresi olarak görüyorum. Kadınlığım yok olmuş gibi değil de farklı bir hal almış gibi. İyi yönleri de var üstelik, artık tedirgin olmadan ne zaman canım isterse bembeyaz giyiniyorum.”